“Kayseri Emniyeti’nin raporu düzmece”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, Kayseri Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve tutuklanmasına neden olan değerlendirme raporunun düzmece olduğu iddia edildi. Özdağ, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçlamasıyla 21 Ocak 2024'te tutuklanmıştı.

Özdağ'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, tutuklanmasına esas teşkil eden "Kayseri değerlendirme raporunun düzmece olduğu" belirtildi. Antalya'da düzenlenen partisinin İl Başkanları İstişare Toplantısı'ndaki konuşmasının ardından İstanbul Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sırasında bu raporun kullanıldığı şu sözlerle vurgulandı:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçları nedeniyle resen başlatılan haksız ve hukuksuz soruşturma nedeniyle Zafer Partisi Genel Başkanı Prof.Dr. Ümit ÖZDAĞ, talimatla hazırlandığı açık olan ve EK-1’de sunulan HUKUKEN YOK HÜKMÜNDEKİ 21.01.2025 tarihli Kayseri DEĞERLENDİRME RAPORU gerekçe gösterilerek haksız ve hukuksuz şekilde TUTUKLANMIŞ, 20 Ocak 2025 tarihinden bu yana özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır."

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın Antalya'da düzenlenen İl Başkanları Çalıştayı'ndaki konuşması üzerine "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla başlattığı soruşturmanın açık bir yetki ihlali ve hukuka aykırı olduğunun ifade edildiği açıklamada, nedenler madde madde şöyle sıralandı:

"Soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı TERÖR SUÇLARI SORUŞTURMA BÜROSU tarafından yürütülmesi yargı çevresi bakımından ayrı bir GÖREV SORUNU’dur. Soruşturulan olayın TERÖR SUÇU olmadığı açıktır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından -kaçma, delilleri karartma ve kuvvetli suç şüphesi olmadığı halde- verilen YAKALAMA ve GÖZALTI TEDBİRİ, ÖLÇÜSÜZ ve HUKUKSUZ bir karardır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatılmış, ardından halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasıyla soruşturma genişletilmiştir. Oysa başka bir konu ile yeni bir soruşturma başlatılacaksa yeni bir soruşturma numarası verilmesi, ardından BAĞLANTI VARSA BİRLEŞTİRME KARARI alınması gerekmektedir. Bu nedenle soruşturma USULE AYKIRI ŞEKİLDE genişletilmiştir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen mevcut soruşturmada, Kayseri ilini ilgilendiren bir husus olduğunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılacak bir talimat ile SORUŞTURMAYA DAİR gereken bilgi ve belgelerin talep edilmesi gerekmektedir.

Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen mevcut soruşturmada, bu kural ihlal edilerek, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı yerine, doğrudan Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne bir yazı gönderilerek; 01/07/2024 tarihinde Kayseri ilinde vuku bulan toplumsal olaylara Zafer Partisi parti mensuplarının dahline ilişkin DURUM TESPİT RAPORU’nun bulunup - bulunmadığı, bulunması halinde raporun ivedi olarak gönderilmesi istenmiştir.

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından “Durum Tespit Raporu yoktur.” diye cevap verilmesi gerekirken, aynı gün alelacele düzmece bir DEĞERLENDİRME RAPORU hazırlanmıştır (EK-1).

Kayseri olayları ile hiçbir bağlantısı olmayan, hatta Kayseri olaylarından sonraki 13 Temmuz 2024’te kendi sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturma geçirmiş ve haklarında TAKİPSİZLİK kararı verildiği halde üç Zafer Partisi eski üyesinin(Hacı Ali DEMİRKAYA, Baykal ALTAY, Murat KATFAR) ve olay tarihlerinde üye dahi olmayan, mesnetsiz şekilde bir "Zafer Partisi’ne müzahir olduğu" iddia edilen bir diğer bir kişinin (Oğuzhan KUMPINAR) adı da bu raporda geçirilmiştir.

Düzmece DEĞERLENDİRME RAPORU’nun son sayfasında “30.06.2024-03.07.2024 tarihinde ilimizde meydana gelen olaylar ile ilgili olarak haklarında işlem yapılan şahısların %68’inin 10-25 yaş aralığı, %38’inin (Bu arada toplamı %116 yapıyor!) 25 ve üstü şahıs olduğu ve bu şahısların genel değerlendirmesinde Zafer Partili ve müzahir şahıslar tarafından sosyal platformlarında yapmış oldukları paylaşımlardan da etkilenmiş oldukları değerlendirilmektedir” şeklinde dört satır hukukla bağdaşmadığı gibi, akıl ve mantıkla da bağdaşmayacak, mesnetsiz bir değerlendirme ve suçlama yapılmıştır.

‘Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te resmi yazışmaların nasıl yapılacağı, bu yazışma içeriğindeki ‘resmi belge’nin nasıl düzenleneceği, resmi belgenin zorunlu hangi unsurları taşıması gerektiği kurallara bağlanmıştır.

EK-1’de sunulan düzmece DEĞERLENDİRME RAPORU bu yönetmelik kapsamında incelendiğinde; resmi yazışma usullerinde zorunlu olarak bulunması gereken kurallara aykırı olarak İMZASIZ ve SAYI NUMARASI VERİLMEDEN düzenlendiği görülecektir. Yazışma usul ve teamüllerine göre Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilmesi gereken bu DÜZMECE RAPOR -kuvvetle muhtemel hukuksuzluğun farkında olunduğu için- Kayseri İl Emniyet Güvenlik Şube Müdür Vekili tarafından imzalanan üst yazı ile usul ve teamüllere aykırı olarak gönderilmiştir.

EK-1’de sunulan bu düzmece DEĞERLENDİRME RAPORU hukuken YOK HÜKMÜNDEDİR.

Kayseri olaylarına ilişkin olarak olay tarihinde (02.07.2024), olaylara müdahil olmuş emniyet mensuplarınca hazırlanan ve basında paylaşılan gerçek TUTANAK ise EK-2’de sunulmuştur.

Bu gerçek tutanak incelendiğinde ne Zafer Partisi, ne de Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ’ın bahis konusu yapılmadığı açık şekilde görülecektir.

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talep edilen “Durum Tespit Raporu”na ilişkin mutlaka bir yazı göndermek istiyorsa, en azından bu TUTANAK şeklinde düzenlenmiş asıl raporu göndermesi beklenirdi.

Asıl Tutanak’a yansımasa da, Kayseri olaylarına ilişkin -hali hazırda dolaşımda olan- video kayıtları incelendiğinde; toplumsal eylemleri gerçekleştiren yüzlerce farklı farklı grubun, ellerini bozkurt işareti yaparak “YA ALLAH BİSMİLLAH ALLAHUEKBER” sloganları ile yürüdükleri, olayları bastırmak için -asıl Tutanak Raporda ismi de geçen- MHP Milletvekili Sn. Baki ERSOY’un Kayseri valisi ile alanda çaba gösterdiği açık şekilde görülmektedir. Bugüne kadar hiçbir platformda ve mitingde, hiçbir Zafer Partili bu sloganla yürümemiştir.

Özetle Kayseri olaylarına ilişkin Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nce -talep edilmediği ve asıl Tutanak raporla çelişki içerdiği halde- hukuka aykırı düzmece RAPOR’un hazırlanmasına katkı sunan personelin, yazı muhatabı Savcılık Makamını ve soruşturmayı kötü niyetli 3 olarak etkiledikleri, Genel Başkanımızın tutuklanmasına vesile oldukları ve bu nedenlerle suç işledikleri açıktır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ’ın başka konu ve illere yönelik yaptığı 11 adet X paylaşımının Kayseri olaylarına neden olduğu mesnetsiz şekilde iddia edilmiş, Kayseri İl Güvenlik Şube Müdürlüğü tarafından gönderilen hukuka aykırı DEĞERLENDİRME RAPORU’na dayanılarak TUTUKLAMA talebiyle dosya Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmiştir. Devamında 2.Sulh Ceza Hakimliği tarafından hukuka aykırı şekilde TUTUKLAMA kararı verilmiştir.

Oysa gerek savcılık, gerekse Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda; Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ’ın 11 adet X paylaşımlarının Kayseri olaylarından bir ila dört yıl önce paylaşıldığı, Kayseri olaylarını soruşturma yetkisinin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nda olduğu, yetkili Kayseri Cumhuriyet Savcıları tarafından 30 Haziran - 2 Temmuz 2024 tarihlerinde gerçekleşen toplumsal olaylarla ilgili yapılan soruşturmalarda gözaltına alınan toplam 1065 kişiden 28’inin tutuklandığı, 187’si hakkında adli kontrol kararı verildiği, provokatif ve dezenformasyon içerikli paylaşım yaptığı değerlendirilen 6’sı yurt dışında olmak üzere toplam 189 hesap yöneticisinin tespit edildiği, 108 şahsın yakalandığı, bunlardan 12’sinin tutuklandığı, tespit edilen 189 hesaptan gözaltına alınan 6 şahsın işlemlerinin devam ettiği, 38’ine adli kontrol kararı verildiği ve 52’sinin serbest bırakıldığı, BU SORUŞTURMA GEÇİREN KİŞİLER ARASINDA HİÇBİR ZAFER PARTİSİ MENSUBUNUN BULUNMADIĞI bizzat İçişleri Bakanının basın açıklamasına dayanılarak ifade edilmiş ve iddialarımız ispatlanmış iken, Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ’a yönelik haksız ve hukuksuz şekilde TUTUKLAMA kararı verilmiştir.

Kayseri olaylarına ilişkin yukarıda sunulan her türlü istatistiki bilgilere sahip olan ve İçişleri Bakanlığı’na bu verileri aktaran Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü, Kayseri olayları nedeniyle tutuklanan ve gözaltına alınan kişiler arasında hiçbir Zafer Partisi üyesi bulunmamasına rağmen (bulunsaydı düzmece rapora dahil edilirdi) her nedense 21 Ocak 2025 tarihli düzmece DEĞERLENDİRME RAPORU’nda bu bilgilere yer vermekten kaçınmıştır.

Kayseri teşkilatlarımız tarafından Kayseri olaylarında başka parti mensuplarının faaliyet gösterdiği ve bu olayları bastırmak üzere bizzat vali tarafından ilgili partilerin milletvekilleri ile alanda çaba gösterildiği ifade edilmiştir.

Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’ne yapılan İTİRAZLARIMIZ REDDEDİLMİŞ, Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ’ın TUTUKULULUĞUNUN DEVAMINA karar verilmiştir. Bir aylık tutukluluk süresinin dolması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19 Şubat 2025 günü yapılacağı bildirilen “Tutukluluk İncelemesi” ise, erkene alınarak 18 Şubat 2025 günü yapılmış, müdafilerin Sulh Ceza Hakimi’nin yaptığı sorguya katılması engellenmiş, SEGBİS ile ifadesi alınan Genel Başkanımızın TUTUKLULUĞUNUN DEVAMINA karar verilmiştir.

Haksız ve hukuksuz TUTUKLAMA kararının yanı sıra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenterler Büro tarafından Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ’ın sosyal medya paylaşımlarına yönelik 2021’de açılmış milletvekili olduğu döneme ait bir soruşturma dosyası varken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı -adeta EMİR niteliğinde- yazı ile dosyanın kendi soruşturma dosyasında birleştirmek üzere YETKİSİZLİK kararı verilmesini, USUL ve YASALARA aykırı şekilde talep etmiştir. Maalesef Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da aralarında hiyerarşik hiçbir bağ bulunmadığı halde, kendi görev ve yetkisinde yürütülmesi gereken soruşturma hakkında YETKİSİZLİK kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermiştir."

Diğer Haberler